Anatomisi

Sinir sistemi, merkezi (santral) sinir sistemi ve çevresel (periferik) sinir sisteminden oluşur.

Merkezi Sinir Sistemi

Kafatası içindeki beyin (serebrum), beyincik (serebellum), omurilik soğanı (beyin sapı) ile ve omurga içindeki omurilikten (medulla spinalis) oluşur. Ortalama bir erişkinin beyni 1300-1400 gramdır. Beyin 100 milyar sinir hücresi (nöron) ve yaklaşık on katı sayıda “glia” denilen destek hücrelerinden oluşur. Omurilik ise yaklaşık olarak kadınlarda 43 cm erkeklerde ise 45 cm uzunluğunda ve 35-40 gram ağırlığındadır. Omurilik, omurga denilen birçok kemikten oluşmuş bir kemik yapı içinde bulunur. Dura mater:

Zarın en dıştaki tabakasıdır. Yoğun ve düzensiz bağ dokusundan oluşur. Kafatası kemiklerinin iç yüzeyine tutunur.

Araknoid mater:

Zarın ortadaki tabakasıdır. Kollajen lifler ile bazı esnek lifler örümcek ağı gibi beyni ve omuriliği çevreler, damarsızdır.

Pia mater:

Zarın en içteki tabakasıdır. İnce ve şeffaf bağ dokusu tabakasıdır. Beyin ve omuriliğe yapışmıştır, damarlıdır.

a. Beyin:

Yüzeyi girintili çıkıntılı olup iki yarım küreden oluşur. Beynin gri renkte bir dış kabuğu (korteks) vardır ve serebral korteksin kalınlığı 2-6 mm arasındadır. Korteksteki çıkıntılara girus girintilere ise sulkus denir. Serebral korteks girinti ve çıkıntılar yaparak nöron tabakalarının yüzey alanını daha çok büyütmüş olur. Bu kabuk, beynin temel yapısını oluşturan ak maddeyi kaplamakta ve içinde, derinde gömülü olarak, bazal gangliyaları bulundurmaktadır. Bazal gangliyalar, birbirle-riyle ve korteksle karmaşık bağlantılı geniş gri madde alanlarıdır. Ak maddeyse, bağlantı lifleriyle, destek dokusundan oluşur. Serebral korteksin görevi istemli hareketler, dil, konuşma, düşünme, sonuç çıkarma ve algılama gibi yüksek fonksiyonlardan sorumludur. Beyin yarı kürelerinden her biri vücudun karşı tarafını kontrol eder. Duyu reseptörlerinden kortekse ve korteksten kaslara doğru giden yolaklar bir taraftan diğer tarafa çaprazlaşarak geçer. Böylece vücudun sağ tarafının hareketleri, korteksin sol tarafı ile kontrol edilir, sol tarafı ise sağ taraf ile kontrol edilir. Benzer şekilde, vücudun sol yarısından çıkan duyu sinyalleri sağ yarım küreye gönderilir. İnsanların % 90-95’inde sol beyin baskındır. Beynin sol yarısı; sağ elin kontrolü, konuşma ve yazma dili, bilimsel ve sayısal yetenek, düşünme, mantık ve çözümleme gibi motor alanlara sahiptir. Beynin sağ yarısı ise; sol elin kontrolü, görme ve hayal, müzik ve sanat yeteneği, yüzlerin ve üç boyutlu şekillerin tanınması ve idrakın tamamlanması gibi özelliklere sahip motor alanlar bulunur. Beynin her iki yarısı birbirinden ayrı çalışmaz, sağ ve sol serebral korteksler korpus kallozum olarak isimlendirilen büyük bir lif demeti ile birbirine bağlıdır.

Merkezi çekirdekler (bazal ganglialar):
Bazal ganglialar hareketin başlatılması ve kontrolünde önemli rol oynar. Globus pallidus, kaudat nükleus, subtalamik nükleus, putamen ve substantia nigra denilen yapılardan oluşur.

Talamus:
Duyu organlarından gelen uyarılar değerlendirilir. Talamus çevreden gelen duyusal bilgiyi alıp bunu serebral kortekse iletir. Ayrıca serebral korteksden gelen bilgileri de omurilik ve beynin diğer kısımlarına iletir. Görevi duyusal ve motor bilgilerin birbiriyle bütünleştirilmesidir.

Limbik sistem:
Limbik sistem amigdala, hipokampus, mamiller cisimcikler, singulat girusun ve hipokampusun da dahil olduğu bir grup yapıdan oluşur. Bir uyarıya karşı gösterilen duygusal tepkiyi kontrol eder. hipokampusun görevi ise öğrenme ve hafıza olaylarıyla ilgilidir.

Hipotalamus:
Beynin tabanında yer alan bir yapıdır. Hipotalamus, vücut ısısının düzenleyicisidir. Eğer vücut çok ısınırsa hipotalamus bunu algılar ve derideki kılcal damarların genişlemesini ve terle ısı kaybı sayesinde vücudun soğumasını sağlar. Hipotalamus aynı zamanda hipofiz bezini kontrol eder. Duyguların, açlığın, susuzluğun ve sirkadien ritmin düzenlenmesinde rol oynar.

Beynin içinde, normalde beyin-omurilik sıvısıyla dolu olan boşluklar (ventriküller) vardır. Bu sıvıyı, ventriküller içinde bulunan ince kan damarları (koroid pleksuslar) yapar. Her bir beyin yarıküresi içinde, iki yan ventrikül, bunların arasında ve altında, üçüncü ventrikül bulunur. Üçüncü ventrikül ve yan ventriküller Aqueductus Sylvii (Sylvius kanalı) adını alan bir geçit aracılığıyla, orta çizgi üstünde bulunan dördüncü ventrikülle bağlantıdadır. Dördüncü ventrikülden çıkan beyin-omurilik sıvısı, beyin yüzeyindeki ve altta, omuriliğin araknoid altı boşluğuna akar.

b. Beyincik:

Kafatasının arka alt tarafında bulunur. İki yarım küreden oluşur. Beyin, iç kulak ve iskelet kaslarıyla bağlantılıdır. En önemli görevi hareket, denge ve duruşun sağlanmasıyla ilgilidir. Kulaktaki yarım daire kanallarından aldığı mesajlara göre vücudun dengesini sağlar. Vücudun duruşunu, kasların kasılma derecesini, kalbin çalışma hızını, solunum hareketlerini, damarlarının büzülüp genişlemesini, yutma, öksürme, hapşırma, kusma, tükürük salgılama gibi eylemleri, kas hareketlerinin zamanlamasını ayarlar. Beynin özellikle hareketle ilgili bölümleri arasında işbirliği sağlar. Kol ve bacaklardaki kasların birbiriyle uyumlu çalışması sağlanır. Kol ve bacaklardaki kasların çalışma derecesi düzenlenir. Aktif hareketin dengeli olması sağlanır.

c. Beyin sapı:

Omurilik ile beyin arasındaki bağlantıyı sağlayan yapıdır. Beyin sapındaki yapılar, omurilik soğanı (medulla oblangata), köprü (pons) ve orta beyindir (mezensefalon). Beyin sapı kan basıncı, kalp hızı, solunum ve boşaltım gibi hayati fonksiyonların düzenlenmesinden sorumludur. Beyin sapında bulunan12 çift olan kafa (kraniyal) sinirleri kafatasındaki deliklerden çıkarak başın, boynun, göğsün bir kısmının, göğüs ile karındaki organların duyusal ve motor sinirlerini oluşturur.

Omurilik soğanı:
Beyin sapının omurilikle birleşen en alt kısmına omurilik soğanı denir. Solunumun ve dolaşımın merkezidir. Solunum hareketlerini ve kalbin çalışma hızını kontrol eder. Kan damarlarının büzülüp genişlemesi, yutma, öksürme, hapşırma, kusma, tükürük salgılama gibi istemsiz hareketlerin merkezidir.

Köprü:
Omurilik soğanı ile orta beyni birleştirir ve retiküler formasyonu içerir.

Orta beyin:
Beyin sapının en kısa bölümüdür. Görme ve işitme ile bunların başlattığı reflekslerle ilgilidir. Orta beyinde substantia nigra denen geniş ve koyu renkli çekirdekler bulunur. Dopamin salgılayan bu bölgenin hasarı sonucu parkinson adı verilen hastalık oluşur.Boynun üst kısmında bulunur. İstem dışı çalışan iç organları yönetir. Görevleri;

d. Omurilik:

Omurgayı oluşturan omurlar içerisinde bulunan kanal boyunca uzanan sinir dokusudur. Kafatası organları ile vücut organları arasındaki bağlantıyı sağlar. Beyinle organlar arasında bilgi iletimi sağlanır. Refleks davranışlarının oluşması düzenlenir. Duyu organlarına yapılan ani, hızlı ve güçlü uyarılara karşı kaslar ya da bezler yardımıyla aynı şekilde tepki gösterilmesine refleks denir. Refleks davranışları bilinçsiz olarak yapılır ve omurilik tarafından yönetilir. Refleks vücudu koruyan bir mekanizmadır. Omurilikte yer alan bağlantı sinirleri, kol ve bacakların duyu ve motor sinirleri arasında refleks yayı oluştururlar; hem somatik (duyulara ve kaslara ait) hem de visseral (organlara ait) spinal refleks hareketlerini gerçekleştirirler. Somatik spinal refleksler kas ve derideki duyu reseptörlerinden gelen uyaranlara tepkidir. Vücudun çeşitli kısımlarından gelen uyarıları beyne, beynin verdiği emirleri de kaslara ve salgı bezlerine iletir. Elimize bir şey battığında deri içerisinde bulunan algılayıcılar uyarılır. Alınan uyarı duyu sinirlerine iletilir. Duyu sinirleri omurilik içerisinde bir veya daha fazla sayıda sinir hücresiyle bağlantılıdır. Duyu sinirlerinden alınan uyarılara karşı omurilikte oluşturulan yanıt, harekete yöneltici (motor) sinirlere iletilir. Bu yanıt, harekete yöneltici sinirlerle kol kaslarına iletilerek elimizi hızla çekmemizi sağlar. Bu bir reflekstir. Refleksin merkezi omuriliktir. Rahatsız edici uyarı beyne gitmeden, kolun veya bacağın bu uyarandan uzaklaşması sağlanmıştır (refleks). Beyin burada, o süre içinde devre dışı kalmıştır.

Periferik (Çevresel) Sinir Sistemi

Merkezi sinir sistemi ile kas, salgı bezleri ve tüm duyu algılayıcılarının arasındaki sinirsel iletimi sağlar. Vücudun uç kısımlarında yer alan sinir sistemidir. Beyin sapı ve omurilikten çıkan sinirlerden (kraniyal ve spinal) oluşur. Periferik Sinir Sistemi somatik sinir sistemi ve otonom sinir sistemi olarak ikiye ayrılır. Periferik sinirler içinde iki türlü lif bulunur. Bunlardan duyusal lifler reseptörlerden başlar. Buradan aldıkları uyarıları omuriliğe ve beyine iletirler. Reseptörler iç ve dış ortamdaki değişikliklerden organizmayı haberdar eden özel yapılardır. Gözdeki reseptörleri ışık, kulaktakileri ses, denge organındakileri vücudun durumu, derideki reseptörlerini ise basınç, sıcaklık, soğukluk gibi uyaranlar harekete geçirir. Diğer lifler ise motor liflerdir. Motor lifler merkezden gelen uyarıları cevap organları ve dokularına götürürler. Bunlardan somatik motor lif olanları iskelet kaslarında sonlanırlar, otonomik lif olanları ise kalb kası, düz kas ve bezlerinde sonlanırlar.

a. Somatik Sinir Sistemi:
Merkezi sinir sistemine duyusal bilgi gönderen periferik sinirlerden ve iskelet kaslarını inerve eden motor sinir liflerinden oluşur.

b. Otonom Sinir Sistemi (OSS):
Vücudun iç dengesini koruyarak yaşamın devam etmesini sağlar. Bilinçli iken istemimiz dışında çalışır, örnek: nefes alıp vermek, kalbin çalışması gibi. Otonom Sinir Sistemi salgı bezlerini ve iç organların düz kaslarını (deri, saç folliküleri, kan damarları, gözdeki iris, mide, bağırsaklar, idrar kesesi ve kalp düz kasları) kontrol eder. Otonom sinir sistemi sempatik sinir sistemi ve parasempatik sinir sistemi olarak ikiye ayrılır. Normal koşullarda fonksiyon bakımından aralarında bir denge vardır. Parasempatik sinirler beyin sapı nükleusları ve sakral omurilikten çıkar. Parasempatik sistem kalbi yavaşlatır, kan damarlarını genişletir, göz bebeklerini daraltır, tükürük, barsak salgılarını ve barsak hareketlerini artırır, idrar kese duvarı kasını kasar ve sfinkter gevşer. Sempatik sinirlerse, omurilikten torakal ve lomber bölgelerden çıkar. Sempatik lifler, omuriliğin her iki yanında bir gangliyonlar zincirini yapar ve bu bağlantı merkezlerinden sinirler derideki ter bezleri, kıl dibi kasları, kalp, akciğerler, barsaklarla vücudun diğer iç organları ve kan damarlarına dağılır. Sempatik sistemin uyarılması ile kalp hızlanır, kan damarları kasılır, göz bebekleri genişler, deri terler, barsak hareketleri azalır, idrar kesesi duvarı kası gevşer ve sfinkter kasılır.