Bağışıklık Sistemi ve Yaşlılık

Yaşlılık bağışıklık sistemimizi etkiler mi?

Bağışıklık sistemimiz (diğer adıyla immün sistemimiz) yaşamımızı sürdürmemizde en temel rolü oynayan yapılarımızdan biridir. Ömrümüz boyunca hemen hergün pekçok mikropla yada vücudumuza yabancı olan materyallerle karşı karşıya geliriz. Sağlığımızı korumak için kendimizi zararlı olan bu materyallere karşı savunmamız, onlarla savaşmamız ve yok etmemiz gereklidir. İşte vücudumuzun bu savunma fonksiyonunu üstlenen ordusu “bağışıklık sistemimiz”dir.

Son yıllarda yaşlandıkça bağışıklık sistemimizin de etkilendiği ve fonksiyonlarının yavaşladığı anlaşılmıştır. Yaşlanmakla ortaya çıkan bu değişimler sonucunda enfeksiyonlara karşı savaşımda yetersizlik yada etkinlik azalması ortaya çıkmakta, aşılanmalardan sonra gelişmesi beklenen bağışıklık cevabı da yaşlılarda yetersiz düzeylerde kalmaktadır. Bağışıklık sisteminde meydana gelen bu değişimler yaşam süresinin de kısalmasına yol açabilmektedir. Yaşam süresinin kısalması; enfeksiyonlar ve kanserlerin daha sık ortaya çıkması ile olmaktadır. Ayrıca “otoimmün hastalıklar” dediğimiz, bağışıklık sisteminin yabancı maddeler-mikroplar gibi zararlı etkenlerle savaşmak yerine, kişinin kendi yapılarına zarar verecek şekilde çalışması ile oluşan hastalıklar da ömrü kısaltan etkenler arasında yer almaktadır.

Ortalama insan yaşamının 40 yıl gibi bir süre ile sınırlı olduğu çok eski dönemlerde bağışıklık sisteminde yaşlanma ile beraber gelişen değişimlerin bir önemi yoktu. Ancak son 150 yılda tıp alanında kaydedilen ilerlemeler insanlarda ortalama yaşam beklentisini 80’li yaşlara uzatmıştır. Kırk yıllık bir yaşama göre organize olmuş bir bağışıklık sisteminin bu durumda 80 yıllık bir süreye adapte olması gerekmektedir. Yaşlandıkça artan kanser ve enfeksiyonlarda bağışıklık sisteminin bu özelliklerinin de rol oynayabileceği düşünülmektedir.